Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/1192 Esas - 2024/25309 Karar ve 26.11.2024 Tarihli Kararı
Künye
Mahkeme: Yargıtay Ceza Dairesi
Esas No: 2024/1192
Karar No: 2024/25309
Karar Tarihi: 26.11.2024
Suç: Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma
Hükümler:
- Sanık ... hakkında beraat (İlk Derece Mahkeme hükmü kaldırılarak)
- Diğer sanıklar hakkında istinaf başvurularının esastan reddi ve mahkûmiyetin onanması
Mevzuat
- Türk Ceza Kanunu (TCK) m.188 – Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.289 – Kesin hukuka aykırılık halleri
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.302 – Temyiz incelemesi ve hükmün bozulması veya onanması
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.304 – Hükmün yerine getirilmesi
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.14/4 – Beraat eden sanık lehine avukatlık ücreti ödenmesi
Özet
Yargıtay, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet ve beraat kararlarını temyiz incelemesine almış, sanık ... yönünden beraat kararına hükmederken, diğer sanıkların mahkûmiyetlerini hukuka uygun bulmuştur.
Sanık ... müdafii, beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ve Yargıtay bu itirazı haklı bularak hükmü düzelterek onamıştır. Buna göre, sanık kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretinin Hazine'den sanığa ödenmesine karar verilmiştir.
Diğer sanıklar hakkında yapılan temyiz incelemesinde, suçun sübuta erdiği, delillerin hukuka uygun olduğu ve mahkeme takdirinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, temyiz başvuruları esastan reddedilmiş ve mahkûmiyet kararları onanmıştır.
Sonuç olarak, beraat eden sanık için vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünde düzeltme yapılırken, diğer sanıkların mahkûmiyetleri hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.
Anahtar Kelimeler
Uyuşturucu madde ticareti, Yargıtay kararı, beraat, mahkûmiyet, temyiz, istinaf, vekâlet ücreti, CMK, TCK, hukuka aykırılık, delil yetersizliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi, ceza hukuku
Sorular
- Uyuşturucu madde ticareti suçundan beraat etmek için hangi şartlar gereklidir?
- Yargıtay, delil yetersizliği sebebiyle beraat kararını nasıl değerlendirir?
- Ceza davasında vekâlet ücreti hangi durumlarda sanık lehine hükmedilir?
- Mahkûmiyet kararlarının istinaf ve temyiz süreçleri nasıl işler?
- Şüpheden sanık yararlanır ilkesi ceza hukukunda nasıl uygulanır?
KARAR
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Beraat (sanık ... yönünden İlk Derece Mahkeme
hükmü kaldırılarak)
2. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ..., ... ve ... yönünden)
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında ise İlk Derece Mahkeme hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; zorunlu müdafi ile temsil edilen ve beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
- Yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
- Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
- Suçun unsurlarının oluşmadığına,
- Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
- Yeterli delil bulunmadığına, kullanıcı olduğuna, kimseye satmadığına,
- Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
- Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
- Eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; - Yeterli delil bulunmadığına, diğer sanıkları tanımadığına,
- Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
- Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
- Eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
A. Sanık ... müdafiinin vekâlet ücreti talebi yönünden yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekâlet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Sanık ... müdafiinin vekâlet ücreti talebi yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme;
"Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 29.800,00 TL maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.
Popüler Aramalar
Uyuşturucu madde ticareti
Yargıtay kararı
Beraat
Mahkûmiyet
Temyiz
İstinaf
Ceza hukuku
Delil yetersizliği
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi
CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu)
TCK (Türk Ceza Kanunu)
Hukuka aykırılık
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Zorunlu müdafi
Vekâlet ücreti
Ceza davası
Ağır Ceza Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi
Hukuki inceleme
Ceza yargılaması
CMK vekalet ücreti




