Avukat Pınar KONAÇ Logo
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/5376 Esas - 2024/10498 Karar ve 12.12.2024 Tarihli Kararı

Künye

Mahkeme: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/5376
Karar No: 2024/10498
Karar Tarihi: 12.12.2024

Mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 364/2: Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizine ilişkin hükümler.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 373/2: Temyiz incelemesinde bozma kararlarının uygulanması.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 347: Konut ve çatılı iş yeri kiralarında tahliye süreci.

Özet

Borçlu, alacaklı tarafından alınan tahliye kararının icra edilmemesi ve kira ödemelerinin devam etmesi nedeniyle kiracılık ilişkisinin zımni olarak yenilendiğini ileri sürerek tahliye emrinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kira sözleşmesinin 5 yıllık olduğu gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir.

Yargıtay, tahliye kararının makul sürede icraya konulmamasının akdi yenileme anlamına gelebileceğini, yerleşik içtihatlara göre bu sürenin 1 yıl olarak belirlendiğini ifade ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

Bu karar, tahliye hakkının makul süre içinde kullanılmaması durumunda kiracının tahliye tehdidi altında bırakılmaması gerektiğini vurgulayan içtihatlara dayanmaktadır.

Anahtar Kelimeler

Tahliye kararı, kiracılık ilişkisi, icra takibi, makul süre, yenilenen kira sözleşmesi, İcra ve İflas Kanunu, temyiz incelemesi, Yargıtay içtihatları.

Sorular

  1. Tahliye kararı alındıktan sonra ne kadar sürede uygulanmalıdır?
  2. Kiracı ile alacaklı arasında zımni kira sözleşmesi nasıl oluşur?
  3. İcra takibinde tahliye kararının geçerliliğini etkileyen süreler nelerdir?
  4. Yargıtay, tahliye süreciyle ilgili nasıl bir içtihat oluşturmuştur?
  5. Tahliye kararına karşı hangi hukuki yollar kullanılabilir?

KARAR

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçi borçlu tarafından alacaklının mahkemeden aldığı tahliye kararı hakkında icra takibi başlatmadığı ve tahliye kararından sonra aralarında kira bedellerinin ödenmeye devam edilerek sözleşmenin yenilendiğinden bahisle tarafına gönderilen tahliye emrinin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince talebin kabulü ile tahliye emrinin iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

Somut olayda alacaklının, borçlu hakkında temerrüt nedeniyle icra takibi başlattığı, borçlunun süresinde kira borcunu yatırmadığı, alacaklının istemi üzerine İstanbul Anadolu 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.12.2020 tarih ve 2020/256 E. – 2020/660 K. sayılı kararıyla borçlunun alacaklıya ait mecurdan tahliyesine karar verildiği, kararın alacaklı vekilinin yüzüne karşı verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İcra Müdürlüğünce borçluya tahliye emrinin tebliğ edilmesi üzerine yukarıda da belirtildiği gibi şikayetçi icra mahkemesine başvurarak, alacaklının almış olduğu tahliye kararının 15 aydır icra edilmediğini, alacaklı ile aralarında zımni olarak yeni bir kontrat yapıldığını, alacaklının kira bedellerini düzgün olarak almaya devam ettiğini, aradan geçen süre zarfında yeniden kiracılık ilişkisi kurulduğunu belirterek takibin iptalini talep ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 5 yıllık süre ile yapıldığından bahisle kira dönemi süresince tahliye emrinin icraya konulabileceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüş ise de; alacaklının tahliye kararını aldığı 17.12.2020 tarihinden icraya konulduğu 11.05.2022 tarihleri arasında bekleyerek bu hakkını makul bir sürede kullanmayarak akdin yenilenmesine sebebiyet vermiş bulunduğu, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre makul sürenin 1 yıl ile sınırlandırıldığı, böylece tahliye kararının borçluyu sürekli bir tahliye tehdidi altında bırakmamasının amaçlandığı içtihatla sabittir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2024 tarih ve 2022/3114 Esas - 2024/718 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Popüler Aramalar

  • Tahliye kararı

  • Kiracı hakları

  • İcra takibi

  • Zımni sözleşme

  • Kira sözleşmesi

  • Makul süre

  • Yenilenen kira ilişkisi

  • Borçlunun temyiz hakkı

  • Alacaklının hakları

  • İcra ve İflas Kanunu

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu

  • Temyiz incelemesi

  • Yargıtay içtihatları

  • Kiracının tahliye edilmesi

  • Bölge Adliye Mahkemesi kararı

  • Kira borcu

  • Hukuki süreçler

  • İcra mahkemesi

  • Kiracının tahliye edilmemesi

  • Kira süresi ve tahliye

  • karşıyaka kiracı avukatı

  • karşıyaka kiraya veren avukatı

  • karşıyaka avukat