Avukat Pınar KONAÇ Logo
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Pınar KONAÇ - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/1014 Esas - 2020/4488 Karar ve 10.06.2020 Tarihli Kararı

Künye

Mahkeme: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/1014
Karar No: 2020/4488
Karar Tarihi: 10.06.2020
Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi

Mevzuat

  • HMK (Hukuk Muhakemeleri Kanunu) m.199: Elektronik ortamdaki verilerin belge olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
  • HUMK (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu) m.440/I: Karar düzeltme süresi 15 gün olarak belirlenmiştir.

Özet

Bu dava, menfi tespit davası olup, davacı, avukatına vekalet ücreti borcu olmadığını iddia etmektedir. Davalı avukat ise, azledildiği dava kapsamında vekalet ücreti talep ederek icra takibi başlatmıştır. Davacı, avukatına belirli ödemeler yaptığını ve icra takibine konu olan borcun geçersiz olduğunu öne sürerek, borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı talep etmiştir.

Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak asıl davayı reddetmiş, birleşen davada ise kısmi kabul kararı vermiştir. Ancak Yargıtay, mahkemenin elektronik posta yazışmalarını dikkate almadığını ve eksik inceleme yaptığını belirterek, davacı lehine bozma kararı vermiştir.

Anahtar Kelimeler

Menfi tespit davası, vekalet ücreti, icra takibi, kötü niyet tazminatı, bilirkişi raporu, eksik inceleme, elektronik belge, Yargıtay kararı.

Sorular

  • Menfi tespit davası nedir?
  • Vekalet ücreti nasıl belirlenir?
  • Avukatın azledilmesi halinde vekalet ücreti talep edilebilir mi?
  • Elektronik posta yazışmaları hukuken belge olarak kabul edilir mi?
  • Eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararı nasıl bozulur?

KARAR

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı asıl davada, davalının hakkında başlattığı ... 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı takip dosyasıyla, ... 15. İş Mahkemesi’nin 2009/867 Esas sayılı dosyasındaki vekaletten azil nedeniyle avukatlık ücreti talep ettiğini, ancak davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının 05/05/2009 tarihli vekaletnameyle vekil tayin edildiğini, 08/10/2009 tarihli azilnameyle görülen luzüm sebebiyle azledildiğini, SGK tarafından davacı hakkında tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile davacının SGK'ya borçlu olmadığının tespiti amacıyla davalının ... 15.İş Mahkemesinin 2009/867 Esas sayılı davasını açtığını, ancak davalının söz konusu davanın ilk duruşmasına dahi girmeden azledildiğini, talep edilen avukatlık ücretinin fahiş olduğunu, davalının talimatı üzerine belirlediği kişilere avukatlık ücreti olarak bir kısım ödemenin yapıldığını, bu hususun taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, dolayısıyla yapılan ödemeler nedeniyle de bir borcu bulunmadığını, ... 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiş, birleşen davada ise; davalının başlattığı ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/218 Esas sayılı takip dosyasıyla ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/112 Esas sayılı dosyasındaki vekaletten azil nedeniyle avukatlık ücreti talep ettiğini, adı geçen dosyaya şirket adına ihbar olunan sıfatıyla müdahil olması sebebiyle davalı tarafın vekaletname sunduğunu, ancak herhangi bir yazılı beyanda bulunmadığı gibi bu dosyanın herhangi bir duruşmasında da yer almadığını ileri sürerek; takip dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Davalı; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/218 E takip sayılı dosyadan dolayı 37.071,00 TL’den sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Birleşen davaya yönelik tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dtarafların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Asıl davaya yönelik davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, davalı avukat tarafından vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultsunda sonuca gidilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda; taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı tespiti ile vekalet ücreti hesaplanmıştır. Oysa davalı avukat tarafından davacıya gönderilen 2.9.2009 tarihli mail yazışmasında; SHK’ya açılacak dava ile ilgili döküm yapılarak, masraf olarak 5.800,00 TL, 2.000,00 TL bilirkişiden alınan bilgilendirme ücreti ve bakiye 8.000,00 TL vekalet ücretinin kaldığı belirtilerek bu ücretin ödenmesi istenmiş, parantez içerisinde kalan bakiye açıklanırken 10.000,00 TL olan rakamdan itiraz dilekçesi yazılmasının sonrasında 2.000,00 TL ödendiği açıklaması bulunmakta olup, mahkemece belirtilen mail yazışmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. HMK'nun 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.898,32 TL. kalan harcın temyiz eden davalıdan, 25,20 TL. kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Popüler Aramalar

  • Menfi tespit davası

  • Vekalet ücreti

  • İcra takibi

  • Kötü niyet tazminatı

  • Bilirkişi raporu

  • Eksik inceleme

  • Elektronik belge

  • Yargıtay kararı

  • Asliye Hukuk Mahkemesi

  • Avukatlık ücreti

  • Azilname

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu

  • İspat yükü

  • Mahkeme kararı

  • Temyiz süreci

  • Borçlu olmadığının tespiti

  • İcra müdürlüğü

  • Delil değerlendirmesi

  • Mail yazışmaları

  • Hukuki uyuşmazlık

  • karşıyaka avukat