Ödeme emri gelmiş ya da beklenen ödeme yapılmamış olabilir; iki durumda da borcun kaynağı ve ödeme geçmişi belirleyicidir. Sözleşme, dekont, fatura ve yazışmaların aynı işlemi gösterip göstermediğini inceleriz. İzmir borçlar hukuku avukatı olarak alacaklı için tahsil, borçlu gösterilen kişi için itiraz ve savunma yolunu belgeler üzerinden hazırlarız.
Ödenmeyen alacakta hangi yol seçilir?
Alacağın yazılı sözleşmeye, teslim edilen işe veya başka bir ilişkiye dayanması takip ve dava stratejisini etkiler. Önce alacak tutarını ve vadesini belgelerle karşılaştırırız. İcra takibi başlatılmışsa borçlunun itirazı takip üzerinde sonuç doğurabilir; itirazın iptali veya başka bir dava seçeneği dosyanın niteliğine göre değerlendirilir. Tahsil talebini ispatlanamayan bir tutar üzerinden kurmayız.
Ticari fatura ve senet ilişkilerinde ticaret hukuku yönünü ayrıca inceleriz. Bir taşınmazın kira veya satışından doğan alacakta ise gayrimenkul hukuku kapsamındaki sözleşme ve tapu kayıtları belirleyici olabilir.
Ödeme emrine itiraz ve borçlu olmadığının tespiti
Ödeme emri aldığınızda yalnız borç miktarına değil, takip türüne, dayanak belgeye ve tebliğ tarihine de bakmak gerekir. Borcun daha önce ödendiği, yanlış kişiden istendiği veya hiç doğmadığı ileri sürülüyorsa her savunma farklı belge gerektirir. Ödeme dekontu, hesap ekstresi ve önceki yazışmaları karşılaştırır; itirazın kapsamını buna göre belirleriz.
Takip dışındaki borçsuzluk iddiasında menfi tespit, ödenmiş bir tutarın geri istenmesinde ise başka bir talep gündeme gelebilir. Hangi davanın uygun olduğunu yalnız dosyanın adından değil, yapılan ödeme ve takip aşamasından hareketle değerlendiririz. İcra ve İflas Kanunu çerçevesindeki işlemleri somut takip dosyasına göre hazırlarız.
Sözleşmeye aykırılık ve tazminat
Teslim edilmeyen ürün, eksik tamamlanan iş veya ödenmeyen bedel bir sözleşme ihlali olabilir. Önce tarafların neyi üstlendiğini, ifa için kararlaştırılan zamanı ve bildirilen eksikleri tespit ederiz. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde alacak, zarar veya sözleşmenin sona erdirilmesi taleplerini birbirinden ayırırız. İmza öncesi metnin hazırlanması ve risk incelemesi için sözleşmeler hukuku sayfamızdaki kapsam ayrıca geçerlidir.
Eser sözleşmesinde işin tamamlanmaması ile teslim edilmiş işte ayıp bulunması aynı olay değildir. Teslim tutanağını, bildirimleri ve yapılan düzeltmeleri inceleyerek karşı tarafa yöneltilecek ihtarı veya savunmayı hazırlarız.
Haksız fiil ve kefalet
Sözleşme bulunmasa da bir fiilin verdiği zarar için tazminat talebi doğabilir. Olay, zarar ve aralarındaki bağa ilişkin belgeleri ayrı ayrı değerlendiririz. Zarar kalemlerini fatura, sağlık kaydı veya başka somut belgelerle ilişkilendiririz; yalnız olayın gerçekleşmiş olması talep edilen tutarı kendiliğinden kanıtlamaz.
Kefalet söz konusuysa imzalanan metnin biçimi, kapsamı ve eş rızası gibi koşullar ayrıca incelenir. Kefilin sorumluluğunu yalnız asıl borcun tutarına bakarak belirlemeyiz. Zamanaşımı ve dava öncesi arabuluculuk değerlendirmesini de alacağın kaynağına göre yaparız.
Sebepsiz zenginleşme ve başkasının işini görme
Yanlış kişiye yapılan ödeme veya geçerli bir hukuki sebep olmadan elde tutulduğu ileri sürülen para, sözleşme alacağından farklı bir talep oluşturabilir. Paranın gönderilme nedeni, açıklaması ve taraflar arasındaki önceki ilişki araştırılmalıdır. Dekont ve yazışmaları karşılaştırarak iade iddiasının dayanağını belirleriz.
Bir kişinin vekâlet verilmeden başkasının yararına yaptığı işten doğan gider veya sorumluluk tartışması da ayrı koşullara bağlıdır. Kimin hangi işi, hangi amaçla ve hangi masrafla yaptığını ortaya koymadan alacak miktarı belirlemeyiz.
Zamanaşımı ve başvuru takvimi
Alacağın doğduğu tarih ile talep edilebilir hale geldiği tarih her zaman aynı olmayabilir. Sözleşme, ihtar, ödeme ve takip belgeleri üzerinden zaman çizelgesi oluştururuz. Hangi zamanaşımı kuralının uygulanacağı alacağın kaynağına bağlıdır; genel süreyi her uyuşmazlığa otomatik uygulamayız. Daha önce yapılan ödemenin veya takibin hukuki etkisini de inceleriz.
Dava öncesi arabuluculuk gerekip gerekmediği de uyuşmazlığın türüne göre belirlenir. Arabuluculuk masasına, hangi kalemin hangi belgeyle istendiğini netleştirerek gireriz; anlaşma olmazsa dava talebini bu kayıtlarla kurarız.
Alacak davası ile icra takibi nasıl ayrılır?
Elinde imzalı borç ikrarı bulunan alacaklıyla sözlü hizmet anlaşmasına dayanan alacaklının ispat durumu aynı değildir. İcra takibi ödeme talebini başlatır; borçlu itiraz ettiğinde alacaklı, dayanağına göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali gibi yollardan hangisinin açık olduğunu araştırır. Bu seçimde belgenin türü, itirazın kapsamı ve takip dosyasındaki tarihler belirleyicidir. Önce belgeyi görür, sonra takip talebini ve olası davayı birbirini destekleyecek biçimde kurarız.
Borçlu açısından da ödeme emrini görmezden gelmek ile süresinde gerekçeli itiraz sunmak farklı sonuçlar doğurur. Kısmi ödeme yapılmışsa hangi borca mahsup edildiği, faiz ve masraf hesabında açıkça gösterilmelidir. İtirazın yalnız miktara mı yoksa borcun varlığına mı yöneldiğini dosyadan çıkarırız.
Tazminat hesabında hangi zarar gösterilir?
Sözleşmenin ihlali nedeniyle istenen bedel ile haksız fiilin doğurduğu zarar aynı kalemlere dayanmayabilir. Önce olay tarihini, kusur ve illiyet iddiasını, yapılan harcamayı ve elde edilemeyen gelirin dayanağını ayrı ayrı toplarız. Tazminat talebinin karşı tarafça öngörülebilirliği veya zarar görenin kendi davranışının etkisi somut olayda tartışılabilir. Hesap için bilirkişi gerekecekse hangi belgelerin incelemeye sunulacağını baştan belirleriz.
Birden çok kişinin sorumlu tutulduğu dosyada her birinin eylemi ve talep edilen zararla bağlantısı açık olmalıdır. İleri sürülen faiz başlangıcı da faturanın tarihi, ihtar veya dava gibi belgelerle birlikte ele alınır. İzmir borçlar hukuku avukatı olarak hesaplanmamış bir zarar vaadi yerine, kanıtlanabilen kalemlerle ilerleriz.
Borç ne zaman temerrüde düşer?
Ödeme gününün sözleşmede açıkça kararlaştırılması ile alacaklının sonradan ihtar göndermesi farklı durumlar yaratır. Faiz talep edilecekse borcun ne zaman muaccel olduğu ve borçluya hangi bildirimin yapıldığı belgelenmelidir. Sözleşme, fatura ve ihtarın tarihlerini karşılaştırarak faiz başlangıcını hesaplamaya elverişli verileri toplarız. Alacaklı açısından eksik bildirim, borçlu açısından yanlış faiz hesabı uyuşmazlığın miktarını büyütebilir.
Alacak başka bir kişiye devredildiyse
Alacağın devri halinde borçlu, kendisinden ödeme isteyen kişinin gerçekten hak sahibi olup olmadığını görmek ister. Devir sözleşmesini, borçluya yapılan bildirimi ve önceki ödemeleri karşılaştırırız. Alacaklı açısından da devredilen alacağın kapsamı, faiz ve teminatların durumu açık olmalıdır. Borçlu eski alacaklıya ödeme yaptığını söylüyorsa ödeme tarihi ve devir bildiriminin ne zaman ulaştığı uyuşmazlığın merkezine yerleşir.
Kefalet veya taşınır teminatı varsa alacağın devri bunların akıbetini de etkileyebilir. İmzalanan belgelerin kapsamını ve yeni alacaklıya hangi hakların geçtiğini tek tek gösteririz. Böylece tahsil talebi veya borca itiraz, doğru kişi ve doğru tutar üzerinden kurulur.
İtirazın iptali davasında ne ispatlanır?
Borçlu icra takibine itiraz ettiğinde alacaklı, itiraz edilen alacağın varlığını ve miktarını ortaya koymalıdır. Takip talebindeki tutarla dava dilekçesindeki talebin ilişkisini kontrol ederiz. Sözleşme, teslim belgesi, fatura ve ödeme kayıtlarının aynı işlemle ilgili olup olmadığını gösteririz. Borçlu adına ise daha önce yapılmış ödeme, ayıplı ifa veya borcun yanlış kişiye yöneltilmesi gibi savunmaları dosyadaki kayıtlarla destekleriz.
Alacaklı için hızlı tahsil isteği, delil toplama ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Borçlu için de yalnız "itiraz ediyorum" demek bütün savunmayı açıklamaz. Hangi alacak kaleminin hangi nedenle tartışmalı olduğunu baştan belirlemek, sonradan yapılacak bilirkişi incelemesinin kapsamını da netleştirir. İzmir borçlar hukuku avukatı olarak takip ile davanın belgelerini birbirinden koparmayız.
Kefalet imzası olan kişi hangi borçtan sorumlu?
Kefilin imzaladığı metinde alacaklının kim olduğu, hangi borca güvence verildiği ve sorumluluğun sınırı belirlenmelidir. Ana borç sonradan değişmişse bu değişikliğin kefalet üzerindeki etkisi ayrıca incelenir. Eş rızası gerekip gerekmediği, kefaletin biçimi ve imza tarihi somut belgeden anlaşılır. Alacaklı adına kefile başvuruda da borcun muacceliyeti ve daha önce yapılan tahsilatlar hesaba katılır.
Kefil kendisine ödeme emri geldikten sonra alacaklıyla yalnız telefon görüşmesi yapmış olabilir. Takipte yazan tutarı, sözleşmeyi ve asıl borçluya ait ödeme dekontlarını karşılaştırarak yazılı itirazın dayanağını hazırlarız. Kefaletin varlığı, alacaklının her masrafı sınırsız isteyebileceği anlamına gelmez.
Yanlış ödeme geri istenirken hangi delil gerekir?
Yanlış hesaba gönderilen para, mükerrer ödeme veya geçersiz hale gelen bir işlem için ödenmiş bedel farklı hukuki nedenlerle geri istenebilir. Dekont açıklaması, gönderme tarihi, tarafların önceki sözleşmesi ve alıcının cevabı birlikte değerlendirilir. İade talebini "para çıkışı var" diyerek kurmayız; alıcının bu tutarı hangi hukuki nedenle elinde tuttuğu sorusuna cevap ararız.
Ödeme başka bir borca mahsup edildiği ileri sürülüyorsa hesap dökümü ve önceki yazışmalar karşılaştırılır. Para alındığını kabul eden tarafın iade miktarına itirazı da ayrı hesap gerektirebilir. Bu hazırlık dava açılmadan önce uyuşmazlığın gerçek tutarını görmeyi sağlar.
Karar alındıktan sonra tahsil nasıl takip edilir?
Mahkemenin alacağı kabul etmesi, paranın aynı gün ödeneceği anlamına gelmez. Kararın kapsamı, faiz başlangıcı ve yargılama giderleri incelenerek takip edilebilir tutar belirlenir. Borçlu kısmi ödeme yapmışsa bunun ana para, faiz veya masrafa nasıl yansıyacağı hesaplanır. Daha önce başlamış bir icra dosyası varsa yeni kararın o dosyaya etkisini kontrol ederiz.
Borçlu adına da kararın kesinleşme ve kanun yolu durumuna, yapılan ödemelere ve talep edilen tutarın kararla uyumuna bakarız. Bir alacağın tahsili için yapılan her adımın tarihini dosyada gösteririz. İzmir borçlar hukuku avukatı olarak dava dilekçesinden tahsil aşamasına kadar aynı alacak kalemlerini izleriz; hesap değişirse nedenini belgelendiririz.
Maddi ve manevi tazminat talepleri
Bir olay maddi kayba ve kişilik hakkı ihlali iddiasına birlikte yol açabilir. Maddi zarar için fatura, gelir kaydı, tedavi gideri veya onarım bedeli gibi somut kalemler toplanır. Manevi tazminat talebinde ise olayın niteliği, tarafların durumu ve ileri sürülen ihlalin etkisi anlatılır. İki talebi aynı hesap cetveline koymayız; her biri için dayanak olguları ayrı gösteririz.
Karşı taraf adına savunmada da olayın gerçekleşme biçimi, zarar kalemlerinin dayanağı ve talep edilen miktarın bağlantısı incelenir. Bir sigorta ödemesi veya önceki sulh anlaşması varsa bunun talebe etkisini belgelerle değerlendiririz. İzmir borçlar hukuku avukatı olarak tazminat dosyasını yalnız olay tutanağına bırakmayıp zarar hesabıyla tamamlarız.
Alacak belgeniz veya size gelen ödeme emri varsa iletişim sayfamızdan iletin. Hangi tutarın hangi nedenle istendiğini ve bu iddiaya karşı hangi işlemin yapılacağını dosya üzerinden netleştirelim.